15 Mayıs 2011’de başta İstanbul’da Taksim’de olmak üzere Türkiye’nin bir çok yerinde Türkiye’de internete uygulanan fiili kısıtlamaların daha da ağırlaştırılarak yasal bir kılıfa bürünmesine karşı yapılan eylem sanki yaşanmamış gibi. Halbuki basında geniş yer bulunup sanki bütün Türkiye’yi ayağa kaldırmış gibi sunulan eylemlere katılanların kat kat üstünde bir katılımla gerçekleşti.
“İnternet Engelli Türkiye” yazısını okumaya devam etAuthor: admin
Birliği bozan kopuş haklı olabilir mi?
Rosa Luxemburg ve Antonio Gramsci, 1. Dünya Savaşı’nı takiben sosyal-demokrat ya da sosyalist partilerden ayrılıp farklı komünist partilerin kurulmasına öncülük ettiler; ülkeleri, izleyen on beş – yirmi yıl boyunca, faşist yönetimlerin elinde kaldı. Acaba Rosa, Antonio ve arkadaşlarının yaptıklarının bunda katkısı oldu mu?
“Birliği bozan kopuş haklı olabilir mi?” yazısını okumaya devam etİki Hukuk Arasında
Yasal değişikliklerde dönemler arası tutarlılık gözetilmezse, hukuk bakımından zaman kırılması oluşur.
“İki Hukuk Arasında” yazısını okumaya devam etHelal olsun
Yüz yıllar oldu para kazanmak için hiç çalışmak zorunda kalmadılar. Bir hayalin yaşandığını sergilemekti görevleri; sonsuz mutluluğu. Ne kadar başarılı olduysalar, dünya o kadar yaklaştı cehenneme.
“Helal olsun” yazısını okumaya devam etYabancılaşma Etkisi
İki genç “Marx’ı okudum (Hoşuma da gitti)” diye söz yazıp, Katy Perry’nin “Bir kızı öptüm” şarkısının müziğine, bir video yapıp Youtube’a koymuşlar.
“Yabancılaşma Etkisi” yazısını okumaya devam etÇıplak kralın asıl öyküsü çılgınlık mı?
Biri “Kral çıplak!” diye bağırıyordu. Lisede Almancasını okumuştuk. O hikayeden aklımda yer etmiş olan, bağıran için Almanca «der Narr» sözcüğünün kullanılmasıydı. «das Narrenhaus» tımarhaneydi. Tımar atı rahatlatır, sakinleştirir. Halbuki «das Narrenhaus» envai çeşit çılgın davranışın bir diğerini kamçılayıp harekete geçirdiği, gürültülü patırtılı, kaotik bir yerdi imgelemimde. Bu “Narr”ların evi tımarhaneydi, ama kendilerininse kralın soytarısı olduğuna emindim. Sözlüklere baktım Türkçe karşılığı çoktu: Avanak, budala, deli, kaçık, keriz, soytarı, enayi, maskara… Sonra sonra bu öykünün bir çok versiyonunu okudum, dinledim. «Der Narr» gitmişti, bağıran bir çocuktu çoğunlukla.
“Çıplak kralın asıl öyküsü çılgınlık mı?” yazısını okumaya devam etYürütme ve yasama organları nasıl çatışmaz?
Joseph Nye, EiST‘de Türkçe çevirisi yayınlanan konuşmasında (“Gücün Geleceği“) şu görüşü sunuyor: “Demokrasilerin çoğu kez gücün dönüştürülmesinden başka gücün yerel olarak yayılması bakımından da sorunları olur. Yasama var, yürütme organı var. Bunlar bazen birbirlerine müdahale edebilirler; bazen birbirlerini zorlayabilirler; bazen rekabet edebilirler. Otokrasilerin çoğu kez böyle sorunları yok.”
“Yürütme ve yasama organları nasıl çatışmaz?” yazısını okumaya devam etGücün Geleceği
Aşağıda Joseph Nye’in The Future of Power adlı kitabının tanıtımını yaptığı YouTube videosunun Türçesini aktarıyorum:
“Gücün Geleceği” yazısını okumaya devam etSeçim Birlikleri
Türkiye’de seçimler demokratik olarak yapılmadığından, yürütme ve yasama demokratik olarak işlemiyor. Halbuki, seçim kanunlarında yapılacak seçimlerde birliklere olanak veren küçük bir değişiklik hissedilir demokratik bir etki yapar.
“Seçim Birlikleri” yazısını okumaya devam etSeçimden Seçime Kurlar
Son beş yıllık hareketine bakıldığında karaktersiz hareket eden kur hadleri dalgalanma denemeyecek biçimde bazen sıçramalarla yükseliyor, bazen düzenli bir düşme eğimine giriyor, bazen de bir yukarıya bir aşağıya çılgın bir yön arayışına çıkıyor. Seçim dönemine girildiğindeyse, her seçimde yinelenen hareketiyle belli bir karaktere bürünüyor; seçimlerden önce yüksek bir düzeye çıkıp seçimlerin yapıldığı son haftaları düşme eğilimindeymiş hissi vererek geçiriyor..
“Seçimden Seçime Kurlar” yazısını okumaya devam et