İstedim ki patronsuz kitap yazayım.
“Patronsuz kitap yazmak” yazısını okumaya devam etDüzen
Günah
İlgi çeken bir söz söylenmeye görsün zaman içinde ses dalgası gibi yayılır. Kulaktan kulağa dilden dile geçer. Sonunda güzel bir ya da bir kaç öykünün içine oturur.
“Günah” yazısını okumaya devam etBaşlığımız Klişe
“Sermayem derdimdir, servetim ahım” diyor Aşık Mahzuni Şerif, İşte Gidiyorum Çeşmi Siyahım‘da.
“Başlığımız Klişe” yazısını okumaya devam etKahramanım
“Maraz ve menapoz, muhteris ve muteriz itirazlara itirazım var, itirazım, itirazım
Ama halka, halka halka halkalanan halka dünden ve yarından her zaman razıyım.” Can Yücel
“Sen” demenin zorluğu
Devletle ne işim olur deme; gelir seni bulur. Eskiden kapına dayanırdı; şimdi ayağına çağırıyor gitmezsen suyunu elektriğini keseceğini bildiriyor.
““Sen” demenin zorluğu” yazısını okumaya devam etYeniçerilik eskide kaldı
«Rabb» sözcüğünü, baş harfini büyük harfle yazıp hamd ederek “Tüm Bilinenlerin Yetiştiricisi” için kullanıyoruz. Sözcük, köken olarak semetik ve “yetiştirici, eğitici, usta” anlamına geliyor.
“Yeniçerilik eskide kaldı” yazısını okumaya devam etDahili Hariciye
Yirmi yıl kadar önceydi. Onar yıllık iki alt dönemden oluşan yirmi yıllık döngüleri saptamıştım. Türkiye, bir on yıl dışa açılıyordu, ertesi on yıl içe kapanıyordu. En azından 1950’den beri bu böyleydi. 1950’ler ve 1970’ler içe kapanma dönemiydi. 1960’lar ve 1980’ler dışa açılma dönemiydi.
“Dahili Hariciye” yazısını okumaya devam etArabalı Vapur
Daha Boğaz’da köprü yoktu. İlkokula gidiyorduk. Üsküdar’dan Kabataş’a arabalı vapur vardı.
“Arabalı Vapur” yazısını okumaya devam etYe-Dağıtım Ye-
Yanılmıyorsam Servet Divitçioğlu Hocamızdı. Yeniden üretim için “yenüretim” derdi.
“Ye-Dağıtım Ye-“ yazısını okumaya devam et